Kocaeli Üniversitesi Malzeme Kulübü

Oyunlarda çocukların düşünülmesi

Posted by ceger | Posted in Tanıtım Yazısı | Posted on 03-10-2010

Çocuk Oyunları

Çocuk Oyunları

Bugün oyun piyasasına bakıldığı zaman artık çocukların düşünülmediği görülüyor. Her şeyin ticari amaç olarak yapıldığı açık açık olarak ortadır. Ticari amaç güden oyunlar çocuklar açısından çok zararlıdır. Oyunlardaki amaçlar aslında gözler önündedir. Amaçları sırayla belirtirsek şöyle olur. Birinci olarak oyunlardaki amaç, çocuğun ilgisini çekerek çocuğun hayatını oyun hayatına çevirmeye çalışılıyor ve böylelikle çocuk oyunun bir dahaki sürümünü bekliyor. Oyunların çocuklarda bağımlılık yaratması amaçlanıyor. Bağımlı olan çocuk oyundan vazgeçemiyor. Bunun yanında çocuk her zamanki gibi hayatı yaşıyor fakat bu sefer sadece oyunla yaşıyor. Onun için oyun yemekten içmekten daha önemli oluyor. Artık çocuk kendisine beslenmesi için verilen harçlıkları internet cafelerde ve yeni oyun cd’lerinde harcıyor. Aslında ailesi tarafından daha önce çocuk oyunlarına alıştırılması gerekiyor. Çocuk oyunlarını oynaması gereken çocuk, gidip en zararlı oyunları oynuyor. Söylemeliyim ki bu tür oyunlara bağımlı olan çocukların sorumluları velileri yani anne babalarıdır. Bu görev sadece anne babaya değil, varsa kardeş ve ağabeylerin görevidir. Çünkü oyuna bağlı olan çocuk sadece anne babasına değil bütün çevresine zarar verecektir.

3 boyutlu oyun haberleri

Posted by ceger | Posted in Tanıtım Yazısı | Posted on 02-10-2010

Oyun dünyasının giderek geliÅŸtiÄŸi ve her gün bir oyunun yeni sürümünün çıktığı ÅŸu dönemlerde geliÅŸmelerden haberdar olmak için size anlık blgi verebilen kaliteli platformların takibi oldukça önemlidir… Hem oyun oynamak hem de oyuna dair geliÅŸmelerden haberdar olmak istiyorsanız, 3d-oyunlar.com gibi size hem 3d oyun oynama fırsatı sunan hem de size en kaliteli oyunların en güncel bilgilerini sunan platformları tercih etmeniz gerekmektedir…

Oyun oynarken eÄŸlenmek istiyorsanız, oyunun en önemli özelliklerinden olan grafik çalışması hususuna dikkat etmeniz gerekmektedir. Grafiksel açıdan baÅŸarısız bir oyun oynanırken zevk vermeyeceÄŸi gibi daha fazla sıkılmanıza da sebep olabilir. Bu durumda da 3d oyunlar ve onların bize saÄŸladığı görsel şölen ön plana çıkmaktadır. GörselliÄŸin ön planda olduÄŸu oyunların çok daha eÄŸlenceli olduÄŸunu belirtebiliriz…

3d oyun oynarken ziyaret ettiÄŸiniz sitenin arabiriminin hem kullanışlı olmasına hem de fonksiyonel olmasın dikkat etmenizi öneririz. Bu oyun sırasında dikkatinizin dağılmasını engelleyecektir. Aynı zamanda sitenin güvenilir olması da bilgisayarınızın güvenlik altında olmasını saÄŸlayacaktır…

Laptop soğutucuyla uzun ömürlü laptop

Posted by ceger | Posted in Tanıtım Yazısı | Posted on 22-09-2010

Bugün bir arkadaşım telefon açarak ‘laptop hararet yaptı yardım et” çığlıklarını attı. Attı çünkü laptopu saÄŸlık bir laptop soÄŸutucu ile donatmamıştı. Defalarca uyarmama raÄŸmen beni dinlemedi ve sonuçlarına katlanmak durumunda kaldı. EÄŸer siz de laptop sahibiyseniz ve dizüstü bilgisayarınıza birÅŸey olmasını istemiyorsanız laptop soÄŸutucu edinin. Laptop soÄŸutucu fiyatları konusunda fikir elde etmek isitiyorsanız www.laptopsogutucu.com adresine girin derim.

Laptoplar hassas özellikleri yüzünden aşırı bakım istenilen bir makinadır. Bu yüzden laptop soÄŸutucuları konusunda çok hassas olmalısınız. Laptop soÄŸutucu fiyatları konusunda araÅŸtırma yapmalı bütçenize uygun laptop soÄŸutucuları edinin derim. Sonra arkadaşım gibi dert yanabilirsiniz…

Sosyal İmleme Nedir?

Posted by ceger | Posted in Tanıtım Yazısı | Posted on 17-09-2010

Sosyal imleme nedir? Sosyal imleme nasıl yapılır?

Herkes web site sahibi olma konusunda biraz hevesli davranıyor fakat açılan web sitelerinin piyasada tutulma olasılığı birazcık düşük olmaktadır. Web sitelerinin her alanda üst sıralarda çıkabilmeleri için çeşitli uygulamalar yapılmalıdır.

Bunlardan bir tanesi seo ayarları bir tanesi de sosyal imleme sitelerine eklenen beslemelerinizdir. Seo ayarları nasıl yapılır ve sosyal imleme nasıl yapılır konuları, sosyal imleme siteleri örneÄŸin facebook tarzında sitelerden hesap alarak beslemelerinizi eklemelisiniz. Read the rest of this entry »

Cep Telefonlarından Dinleme Yapmak

Posted by ceger | Posted in Tanıtım Yazısı | Posted on 29-08-2010

Cep telefonları her geçen gün gelişmekte, birçok özellik eklenmekte ve en önemlisi artık yeni nesil akıllı telefonların bilgisayarlardan bir farkı kalmamaktadır. Bu durumda birçok açıdan özellikli ve kullanışlı bir telefon dinleme ve görüşme ortamı sunsa da başka yönlerden de sorunlar yaşamanıza ya da dinlenmenize sebep olabilmektedir. telefon dinleme

Gelişen teknolojinin bir ürünü olan yeni nesil telefon dinleme programları son dönemde oldukça fazla ilgi görmeye başlamış ve casus telefon yazılımlar her geçen gün özelliklerini arttırmaya başlamıştır. İlk zamanlar birçok noktada eksik bir hizmet sunan yazılımlar artık telefonlarında istenen seviyeye gelmesiyle daha hızlı ve net bir çalışma yapabilmeye başlamış ve bu durumda hizmet alan müşteriler açısından iyi bir gelişme olmuştur. Telefon üzerinden gelen ve yapılan çağrılar neticesinde eklenen programa tanımlanan numara aranmakta ve yapılan görüşme 3. Kişi tarafından herhangi bir sorun yaşanmadan dinlenebilmektedir. Arama yapılırken ve 3. Şahıs otomatik olarak görüşmeye dahil olurken telefonda herhangi bir uyarı ve benzeri işlem oluşmadığı için kullanıcı ve karşıdaki kişi dinlendikleri konusunda herhangi bir kuşkuya düşmemektedirler. Bu sebeple oldukça kullanışlı ve kullanıcı tarafından rağbet gören bir sistemdir. casus telefon

Kurulumdan sonra kullanıcı tarafından fark edilemediği içinde hem dinleme yapan kişi için garanti hem de güvenli bir yazılımdır. Günümüzde oldukça yaygın olarak kullanılan bir dinleme çözüm sistemidir. Tabi ki bununda bazı eksileri vardır. Örneğin her telefonda etkin olarak kullanılamamaktadır. Bazen operatör kaynaklı olarak da sorun yaşanabilmektedir. Dinleme cihazlarında yeni bir yöntem olan bu sistem ileriki günlerimizde bakalım neler çıkar karşımıza. dinleme cihazları

Facebook`un piyasa deÄŸeri!

Posted by ceger | Posted in Åžirket Haberleri | Posted on 26-08-2010

Sosyal paylaşım ağı Facebook henüz halka açılmamasına rağmen 33.7 milyar dolarlık piyasa değeri ile EBay ve Yahoo gibi devleri solladı. Ancak bunun suni bir değer olduğu endişeleri var.

Yeterli talep alamayacağı endiÅŸesi ile halka arzı geciktirilen sosyal paylaşım ağı Facebook’un deÄŸeri ÅŸimdiden 33.7 milyar dolara ulaÅŸtı. 2004 yılındaki kuruluÅŸunun ardından hızla popülerleÅŸen ve bugün 500 milyonu aÅŸan kullanıcıya ulaÅŸan Facebook halka açıldığında hisselerin daha da fırlayacağını düşünen yatırımcılar ÅŸimdiden ava çıktı. Böylece ikincil piyasada hisseler 76 dolara kadar yükseldi ve ÅŸirketin hesaplanan deÄŸeri internetin halka açık diÄŸer büyük oyuncuları EBay ve Yahoo’dan fazla olmuÅŸ oldu. Bugün EBay’in piyasa deÄŸeri 30, Yahoo’nun piyasa deÄŸeri ise 18 milyar dolar seviyelerinde. Analistlere göre Facebook’un halka arzı en büyük teknoloji ÅŸirketi halka arzı olarak tarihe geçebilir ve Google’ın 2004′te gerçekleÅŸtirdiÄŸi 1.67 milyar dolarlık halka arzı katlayabilir.

Yeni dinamiğin göstergesi

Her ne kadar uzmanlar Facebook’un tahmin edilen deÄŸerinin ÅŸiÅŸirilmiÅŸ olduÄŸunu düşünseler de Financial Times’a göre bu geliÅŸme teknoloji ÅŸirketleri ile yatırımcılar arasında yeni bir dinamiÄŸe iÅŸaret ediyor.

Sadece Facebook deÄŸil Twitter, LinkedIn ve Zynga gibi baÅŸarılı sosyal paylaşım ve iletiÅŸim aÄŸları ile teknoloji ÅŸirketleri de halka açılma süreçlerini talep belirsizliÄŸi nedeniyle erteliyor. Ancak bu ÅŸirketlere umut baÄŸlayan yatırımcılar halka arza kadar sabretmek yerine bu ÅŸirketlerin hisselerini almaya çalışıyor. 2007 yılında iki teknoloji devi Google ve Microsoft’un sadece küçük bir yüzdesini alabimek için yarıştıkları Facebook bugün tam bir fenomen haline geldi.

Çok sayıda yatırım ÅŸirketi ve risk sermayesi grubu tarafından desteklenen Facebook’un 2012 yılına kadar halka açılmayacağı belirtilse de çalışanlar ve yatırımcılar ellerindeki hisselerini satabiliyor. Büyük talep gören bu hisseleri satarak yatırımcılar da çalışanlar da para kazanıyor ancak ortada sıkıntılı bir durum var, o da ÅŸirketin mali performansının net olarak bilinmemesi. Financial Times’da dün yer alan habere göre Facebook’un yöneticileri bile artan bu suni piyasa deÄŸerinden rahatsız.

Åžirkete yakın kaynaklardan alınan bilgiye göre ikincil piyasada hisse fiyatlarının ve dolayısıyla piyasa deÄŸerinin bu denli tırmanmasında alınabilecek hisse sayısının az olması etkili oldu. Ayrıca henüz halka açılmamış bir ÅŸirket olarak Facebook’un, ABD Sermaye Piyasaları Kurulu (SEC) kuralları nedeniyle hissedar sayısını 500 ile sınırlaması gerekiyor. Bu sayının büyük çoÄŸunluÄŸu da genellikle çalışanlar tarafından oluÅŸturuluyor. Hissedar sayısını daha da aÅŸağıda tutmak için Facebook ilk tercih hakkını (right of first refusal) kullanarak satılmış olan hisselerini geri almayı ve ÅŸiÅŸen piyasa deÄŸerini düzenlemeyi hedefliyor.

Read the rest of this entry »

TÜFE’ye tepki vermek

Posted by ceger | Posted in Enflasyon Haberleri | Posted on 26-08-2010

Temel göstergeye deÄŸil de TÜFE’ye tepki vermek

Sürdürdüğüm yazı dizisi hakkında bir arkadaşımdan mektup aldım. Yeni bir akademik çalışmaya dikkat çekiyor. Bu nedenle, enflasyon tahminleri ile ilgili sorunları tartışmayı bir sonraki yazıma bırakıyorum. O çalışmanın temel bulgusunu daha iyi değerlendirebilmek için, yazı dizisindeki saptamaları bir kez daha vermek istiyorum.
Birincisi: Enflasyon hedeflemesini ‘açık’ biçimiyle uygulamaya başladığımızdan beri ne yazık ki hedeflere yaklaşmakta başarısız olduk. Ortalamada, hedefin üç puan yukarısında kaldı gerçekleşme. Ayrıca, enflasyon atalet kazandı. Uzun bir süredir yüzde 5-11 aralığında dalgalanıyor. Her türlü olumlu faktöre rağmen 2009’da ancak yüzde 6.5’e düştü. Ama iki ay sonra da yüzde 10’a çıktı. Dolayısıyla, yüzde 5-6 arasında bir enflasyonu, biraz da zorlayarak kabul edecek bile olsak, bu düzey kalıcı olmuyor.
İkincisi: Enflasyon yüksek düzeylerde gerçekleşse bile, eğer (H ve I enflasyon göstergeleri gibi) temel göstergelerle ölçülen enflasyon, hedefle uyumlu olacak kadar düşük bir düzeyde ise, bu durumu, ‘enflasyonun ana eğiliminin hedefle uyumlu’ olduğu şeklinde yorumluyor TCMB. Ana eğilimde bir sorun olmadığı için de faiz tepkisi vermiyor.
Üçüncüsü: Enflasyon, bir türlü temel göstergelerle ölçülen enflasyona yakınsamıyor. 2006’nın başından bu yana her ay gerçekleşen ortalama yıllık enflasyon yüzde 8.8 olmuş. Oysa aynı değer H göstergesinde yüzde 6.7, I göstergesinde ise yüzde 6.1. Arada büyük fark var. Üstelik, yine 2006 başından bu yana enflasyon sadece ortalamada değil, her ay, temel göstergelerle ölçülen enflasyonun yukarısında kalmış.
Dördüncüsü: H ve I temel göstergelerindeki olumlu gidişata bakıp enflasyon hedeften yüksekse bile TCMB’nin faiz tepkisi vermemesi, birinci saptamanın ışığında doğru görünmüyor.
Read the rest of this entry »

Düşük maaşa yüksek zam mı geliyor?

Posted by ceger | Posted in Enflasyon Haberleri | Posted on 26-08-2010

Memurlar Referandum Fırsatından hükümetten yüksek bir zam koparabilir mi?” Ya da, “Hükümet referandum nedeniyle memura enflasyon hedefini aÅŸan sürpriz bir zam verebilir mi?”
Bugün Gazetesi’nden ErdoÄŸan Süzer bu soruya iki boyutlu yanıt veriyor: Hem evet hem hayır!
İşte Süzer’in gerekçelendirmeleri:
Düşük maaÅŸlı memura yüksek zam göründü…2,5 milyonu aÅŸkın memurun, milyonlarca esnafın, öğrencinin, öğretmenin, emeklinin, işçinin hatta yurtdışındaki trilyoner yatırımcının kafasında günlerdir bu soru yer iÅŸgal ediyor.
En sonunda söylememiz gerekeni şimdiden söyleyelim; pazarlık masasından sürpriz bir zammın çıkması çok ama çok zor.
Referandum, hükümetin yaklaşık 8 yıldır sürdürdüğü ekonomi politikasına değişiklik yaptırırsa bu, referandumun, mali istikrarla sağlanan güven ortamından çok daha fazlasını vadediyor olmasından olabilir ki, bu da zor görünüyor.
Referandum kozuna rağmen memur neden sürpriz boyutta, yüksek oranlı bir zam alamaz? İşte nedenleri:
2007 örneği ortada: Hükümet seçim ve benzeri dönemlerde uyguladığı ekonomi politikalarından kolay kolay taviz vermiyor.
2007 genel seçimleri döneminde yine memurla masaya oturulmuştu. Üstelik o dönem, ekonominin en rahat olduğu, büyümenin hızla arttığı bir dönemdi. Memur masada seçim kozunu haklı olarak kullanmak istedi.
Ancak zam enflasyon hedefinin üzerine çıkamadı. Kademeli bir zam yöntemiyle düşük dereceli memur maaşlarına yüzde 5,6 artı 4,6; yüksek dereceli memurun maaşına 2,2 artı 2 verildi.
Standart yöntem: Hükümet iş başına geldiği günden bu yana memurla masaya otursa da zam konusunda hep aynı şablonu kullanıyor.
Åžablon, enflasyon hedefinden baÅŸkası deÄŸil. Her defasında memura diyor ki, “Enflasyona ezdirmem, fark olursa öderim!” Bu sefer bu kuralı bozar mı? Bozması için çok önemli bir neden olmalı.
Kaynak sınırlı: Bütçede personel maaşları için ayrılan kaynak önemli yer tutar. Bu kalemde yapılacak olağanüstü bir artış genel dengeyi bozar, hükümetlerin toplum geneline yönelik ekonomi politikalarını uygulama konusunda elini zayıflatır.
Henüz netleşmemekle birlikte, üç yıllık program çerçevesinde açıklanan 2011 bütçesine memur zammı için konulan ödenek yaklaşık 3,6 milyar TL civarında.
Bu da yaklaşık yüzde 6,1′lik bir zammı ifade ediyor. Rakam burada kalırsa, gelecek yıl memura bütçeden aktarılacak ödeme 59,4 milyardan 63 milyar liraya çıkacak.
Bu ödeneğin üzerine eklenecek her kaynak zam oranını yükseltecek. Ancak aynı zamanda bütçe açığını yükseltip diğer zorunlu harcamaları kısıtlayacak.
Mali Kural algısı: Yukarıda iÅŸaret ettiÄŸimiz, Türkiye’ye yatırım yapmak için bekleyen yabancı yatırımcının gözünün memura verilecek zam oranında olması boÅŸuna deÄŸil.

KÂR PATLAMASI

Posted by ceger | Posted in Ekonomik Kriz | Posted on 26-08-2010

Sanayinin ikinci 500′ünde kâr patlaması

Kriz yılında, ilk 500 sanayi kuruluÅŸunun yanında ikinci 500′e giren ÅŸirketler de kâr rekoru kırdı. İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı verilere göre sanayinin ikinci 500 listesindeki kuruluÅŸların ortalama kârı yüzde 246 artarak tarihi rekor kırdı. En büyük 500 sanayicinin 2009 yılı kârı da yüzde 30 artmıştı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO), 2009 yılı sonu itibarıyla 500 büyük sanayi kuruluÅŸunun ardından ikinci 500 firmanın sıralandığı listeyi de açıkladı. Listenin ilk sırasına 98 milyon 178 bin liralık üretimden net satışıyla Ordu YardımlaÅŸma Kurumu (OYAK) grubu ÅŸirketlerinden Oyak Kağıt Ambalaj Sanayi oturdu. İstanbul’dan SFC Entegre Orman Ürünleri 97 milyon 968 bin 399 lirayla ikinci sıraya yerleÅŸirken, Denizli menÅŸeli Ozanteks Tekstil Sanayi ise 97 milyon 800 bin liralık üretimden satışla üçüncü oldu. Ekonomik krizin etkili olduÄŸu 2009 yılında ikinci 500 sanayi ÅŸirketinin ortalama dönem kârı 2008′e göre yüzde 246,4 artarak tarihi bir rekor kırdı. İlk 500 sanayi kuruluÅŸunun kârı da yüzde 30 artmıştı. İSO BaÅŸkanı Tanıl Küçük’e göre maliyetlerin ve finansman giderlerinin azalması ile kârlılığın artması saÄŸlandı. Bunda hem sanayici hem de ekonomi yönetiminin özveri ve katkısı da önemli paya sahip.
İSO ikinci 500 listesinde 2008 yılında olduÄŸu gibi yine 496 özel ÅŸirket ve 4 de kamu kuruluÅŸu yer aldı. Bir önceki yıldan ikinci 500 kapsamına giren 348 sanayi kuruluÅŸu 2009 yılında da yerini korurken, 152 yeni katılım oldu. 2009 yılındaki 152 yeni kuruluÅŸun 51′i 2008 birinci 500 sıralamasından gelirken, geri kalan 101 kuruluÅŸ 2008′deki bin kuruluÅŸun dışından sıralamaya girdi. İkinci 500 ÅŸirketin ilk 50’sinde, İstanbul’dan 19, Ege Bölgesi’nde 5, Kocaeli ve Bursa’dan 3, Ankara ve Denizli’den 2′ÅŸer firma yer aldı. Raporun ilk 50 firması arasında tek kamu kuruluÅŸu olarak İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi’nin iÅŸtiraki İston İstanbul Beton Elemanları ve Hazır Beton yer aldı. Bunun yanında birinci 500 arasında petrol arıtma, ana metal ve taşıt araçları sektöründeki firmaların ağırlığı dikkat çekerken, ikinci 500 arasında ise elektrik sektörü, kâğıt ve kağıt ürünleri ile basım sanayii yer aldı.
İkinci 500′de 2009 yılında 2003 yılı sabit fiyatlarıyla 30,6 milyar TL olan toplam satış hâsılatı bu dönemde 37 milyar TL’ye yükseldi. Aynı dönemde birinci 500′deki satışlar ise 177,4 milyardan 255,1 milyar TL’ye çıkmıştı. Yine rapora göre, 2008 yılında ikinci 500 sanayi kuruluÅŸunun ihracattaki payı yüzde 6,8 iken, 2009 yılında bu oran yüzde 7,1′e yükseldi. Bu dönemde ihracatta ilk sırayı deri, dokuma, giyim eÅŸyası ve ayakkabı sektörü aldı. Geçen yıl ikinci 500′deki ilk 50 kuruluÅŸ, ikinci 500′ün üretimden Read the rest of this entry »

‘anormalliklerden beslenen birtakım seçkinler var’

Posted by ceger | Posted in Ekonomik Kriz | Posted on 26-08-2010

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ”Türkiye normalleÅŸiyor ama bunu bir tehdit olarak algılayanlar var. Bu ülkede anormalliklerden beslenen birtakım seçkinler var. Sorunlardan beslenen, onlardan güç alanlar, kendi kaynaklarını kurutmamak için sorunların devamını arzulamaktadır” dedi.
Ergün, Kocaeli Ticaret Odası Meclis Toplantısında yaptığı konuÅŸmada, Türkiye’nin özel sektör eliyle büyümeyi hedeflediÄŸini söyledi.
İş dünyasını rahatlatacak, iş yapmayı kolaylaştıracak politikalar oluşturmaya ve geliştirmeye özel önem verdiklerini ifade eden Ergün, ekonomide son derece olumlu gelişmelerin yaşandığı bir süreçten geçildiğini vurguladı.
Türkiye’nin küresel finansal krizden ilk çıkan ülkelerden olduÄŸunu, kriz sonrasında da en hızlı toparlanan ülkelerden olmayı baÅŸardığını dile getiren Ergün, 2009 yılının son çeyreÄŸinde büyüme oranının yüzde 6, 2010 yılının ilk çeyreÄŸinde ise yüzde 11,7 olduÄŸuna dikkati çekti.
Sanayi üretimi ve kapasite kullanım rakamlarına bakıldığında yılın ikinci çeyreğinde çift haneli büyüme rakamının yakalanabileceğinin şimdiden görüldüğüne değinen Ergün, şöyle konuştu:
”Türkiye, yoluna, güven ve istikrardan asla taviz vermeden devam edecektir. Son 7,5 yılda elde ettiÄŸimiz baÅŸarıların temel nedeni, güven ve istikrara dayanan ekonomi politikalarıdır. Bu politikalar, tarihin en ağır krizlerinden birine karşı da test edilmiÅŸ ve bu testte son derece baÅŸarılı olmuÅŸtur. Türkiye’nin geçmiÅŸte yaÅŸadığı ekonomik sorunların temel nedeni, bütçe disiplininde yaÅŸanan sorunlar olmuÅŸtur. Popülist politikalar nedeniyle artan bütçe açıkları, enflasyon ve faiz oranlarını tırmandırmış, ekonominin kırılganlığını artırmıştır. 2002 yılında hazinenin borçlanma faizi yüzde 62,7 iken bugün bu oran yüzde 8′ler seviyesine kadar düşmüştür. 2002 yılında ortalama yalnızca 9 ay borçlanabilen Türkiye, bugün ortalama 41 ay borçlanabilmektedir. Sadece bu örnekler bile mali disipline uymanın hazinenin yükünü ne kadar azalttığını göstermek için baÅŸlı başına yeterlidir.”
-EKONOMİK İSTİKRAR-
”Ülkemizde ekonomik istikrarla birlikte sosyal ve siyasi istikrar da saÄŸlandıkça çok daha iyi rakamlar göreceÄŸimiz kesindir” diyen Ergün, şöyle devam etti:
”2002 yılında 40 milyar TL olan bütçe açığının GSMH’ya oranı yüzde 11,5. Yani milli gelirin yüzde 11,5 oranında bütçe açığı veriliyordu. Bu oran 2008 yılında 1,8′e düştü. 2009′da ise küresel ekonomik krize, bütçe açığını bilinçli olarak artırmamıza raÄŸmen bu rakam yüzde 5,5 seviyesinde kalmıştır. Türkiye 2006, 2007 ve 2008 yıllarında bütçe açığı rakamları bakımından Maastricht kriterlerini karşılamıştır. Maastricht kriterleri, hükümetlerin bütçe açığı GSMH’nın yüzde 3′nün altında olmasıdır. Türkiye bu kriterleri 3 yıl üst üste karşıladı, yalnızca ekonomik kriz döneminde yüzde 5,5′a yükseldi, ÅŸimdi tekrar düşüyor. Åžu anda Avrupa’nın içinde bulunduÄŸu bir kriz ortamında Maastricht kriterlerinden söz etmek ne kadar mümkün, ne kadar doÄŸrudur onu da takdirinize bırakıyorum. En geliÅŸmiÅŸ Avrupa ülkelerinde bile bütçe açıkları yüzde 11-12′lere ulaÅŸmıştır. Bu yılın bütçe açıklarında geçen yıla göre de yarı yarıya azalma oldu. Bütçe açığı geçen yıl milli gelirin yüzde 5,5′i iken 2010 yılında Maastricht kriterlerine yakın bir noktaya gelmiÅŸ olacağız.”